• 06 TEMMUZ, 2015 PAZARTESI

Kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına dair sorumluluğumuzu bir kez daha alnımız ak yerine getirdik.

“Kültür ve turizm alanlarında yeni vizyon ve stratejilerle hedeflerimizi büyüttük ve onları yakalamak için her şeyimizi ortaya koyarak var gücümüzle çalışıyoruz. Ve birçok alanda ipi göğüsleyen biz olduk. Bu gururlu sevinci son olarak Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri ile Efes Antik Kenti’nin resmen dünya mirası olmasında yaşadık.

“Kültür ve turizm alanlarında yeni vizyon ve stratejilerle hedeflerimizi büyüttük ve onları yakalamak için her şeyimizi ortaya koyarak var gücümüzle çalışıyoruz. Ve birçok alanda ipi göğüsleyen biz olduk. Bu gururlu sevinci son olarak Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri ile Efes Antik Kenti’nin resmen dünya mirası olmasında yaşadık.

Bakanlığımızın öncülüğünde yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda bir süredir özveriyle hazırlayıp takip ettiğimiz bu iki aday dosyamız UNESCO Dünya Miras Listesi’ne adını yazdırdı. Bakanlık olarak kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına dair sorumluluğumuzu bir kez daha alnımız ak yerine getirdik.

Şunu belirtmek isterim ki; kültürel miras toplumlar arasında ve tarihte duygu akışkanlığını sağlar. Türkiye’deki eserler sadece bizlere ait değildir, biz burada bütün medeniyetlerin bekçisi olarak, onun mirasçısı olarak oturuyoruz. Dolayısıyla ortak dünya mirasına birlikte sahip çıkılması gelecekte üzerinde birlikte yürünecek zeminlere sahip çıkılması anlamını taşır.

Bilindiği üzere geçici listemizde 1994 yılından itibaren bulunan Efes ve 2000 yılından itibaren bulunan Diyarbakır Surları’nın asıl listeye adaylık çalışmalarına son dönemde hız verilmiş, her iki alanın yönetim sınırları belirlenmiş, alan başkanları atanmış, yönetim planları ve adaylık dosyaları hazırlanarak 2014 Şubat ayında Dünya Miras Merkezine iletilmişti. Nihayetinde Bonn’da alınan bu muazzam sonuç hepimiz için büyük bir gurur kaynağı, dünya için ise önemli bir gelişme olmuştur.

Bakanlığımızca tamamlanarak açılan Diyarbakır İç Kale Müzesi, Efes Antik Kenti Çevre Düzenleme çalışmaları ve Efes Müzesinin yenilenmesi gibi faaliyetlerle beraber, tabii ki bu iki alanın Dünya Miras Listesi’ne kabul edilmesinin farklı getirileri olacaktır. Bu, alanların dünya çapında tanınırlığını, ziyaretçi sayılarının artmasını ve koruma hususunda toplumsal bilincin artmasını sağlayacaktır.

Hepsinden önemlisi, bu iki alanımızın UNESCO Dünya Miras Listesine kabulü, dünya çapında çok önemli bir prestij kaynağı olacaktır.

Bu vesileyle bir kez daha açıklamak isterim gelecek yıl yüreklerimiz tarihimizin çok önemli bir tanığı Kars Ani Ören Yeri için atacak. Umuyoruz ki bir sonraki toplantıda da ‘Ani Kültürel Peyzaj Alanı’ dosyamız bu haklı gururu ve mutluluğu bizlere yaşatacak.

Bakanlığım ile birlikte Dışişleri Bakanlığı, UNESCO Türkiye Daimi Temsilciliği, Diyarbakır ve İzmir Valilikleri, UNESCO Türkiye Milli Komitesi Başkanlığı, Diyarbakır ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlıkları, Selçuk Belediye Başkanlığı, Diyarbakır ve Efes Alan Başkanlıkları ile diğer paydaş kurum ve kuruluşlar, bu iki alanın Dünya Miras Listesi adaylık sürecinde yürüttükleri kararlı-fedakar çalışmayla bu görkemli sonuca ulaşılmasında önemli pay sahibi olmuşlardır.

Bizimle tüm bu süreç boyunca sorunları aşmak için azim-istekle çalışan, hedefe kilitlenerek büyük özverilerde bulunan, üstün bir başarıyla tamamlanan bu yolculukta emeği geçen bütün kurumları ve personelini en içten dileklerimle kutlarım.”