• 14 KASıM, 2017 SALı
Avrupa Birliği Bakanlığı 2018 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda Kabul Edildi

Avrupa Birliği Bakanlığı 2018 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda Kabul Edildi

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci, Ömer Çelik, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Avrupa Birliği Bakanlığı’nın 2018 yılı bütçesini sundu. Bakan Ömer Çelik, bütçenin kabulünden önce gerçekleştirilen görüşmede, Komisyon üyelerinin Avrupa Birliği Bakanlığı’nın 2018 yılı bütçesine ilişkin sorularını yanıtladı.

Avrupa Birliği’ne tam üyeliğin stratejik bir hedef olduğunu vurgulayan AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye ve AB ilişkileri hakkında da kapsamlı bilgi sundu.

Avrupa Birliği Bakanlığı’nın 2018 Mali Yılı Bütçe Tasarısının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunulması vesilesiyle Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci, Ömer Çelik tarafından yapılan konuşmada TBMM Plan Bütçe Komisyonunda, AB Bakanlığının 2018 yılı bütçesine ilişkin sunumunda Avrupa kıtasının yeni gelişmelere gebe olduğunu, kritik bir süreçten geçtiğini vurguladı. Bakan Ömer Çelik, "2019'da konsey ve komisyon başkanlıklarının yenileneceği AB'de de köklü değişimler göreceğiz. Ciddi bir reform talebi var. Ciddi bir reform talebiyle karşı karşıyalar. Bugün bu talep ertelenmektedir ama bununla kaçınılmaz bir şekilde yüzleşmek zorunda kalacaklar." ifadesini kullandı.

Brexit, yeni ABD Yönetiminin AB'ye yaklaşımı ve aşırı sağın yükselişinin yeni meydan okumalar olarak ortaya çıktığını belirten AB Bakanı Ömer Çelik, ekonomik kriz, terörle mücadele, göç gibi konuların Avrupa kamuoyunun gündemindeki temel sorunlar olarak yerini koruduğunu bildirdi.

Bu meydan okumaların, Brexit kararının ortaya çıkmasının varoluşsal bir kriz ortaya koyduğunu aktaran AB Bakanı Ömer Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"İngiltere gibi büyük bir ülkenin ayrılma kararı alması AB'de bundan sonra işlerin asla eskisi gibi olmayacağını gösteriyor. Gelinen noktada tartışma sürüyor fakat şimdiye kadar AB'nin bu sarsıntıyı göğüslemekte başarılı olduğunu, geriye kalan 27 ülkenin birlik içerisinde hareket ettiğini, İngiltere'ye bunun bir faturası olduğunu net bir şekilde ilettiklerini ve şu ana kadar AB'nin sürecin kontrolünü elinde tuttuğunu görüyoruz."

ABD'de, Avrupa entegrasyonuna yönelik bir fikir değişikliği gözlemlendiğine işaret eden Bakan Ömer Çelik, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Brexit kararının doğru olduğu" şeklindeki açıklamasına dikkati çekti.

Bakan Ömer Çelik, Paris İklim Anlaşması ve NATO ile ilgili tartışmalar başta olmak üzere AB ile ABD arasındaki tartışmanın derinleştiğini bildirdi.

- "Avrupa'da aşırı sağın yükselişi kurumsallaştı"

Avrupa savunma ordusunun kurulmasına ilişkin tartışmalara değinen AB Bakanı Ömer Çelik, Türkiye'nin bu konuyu milli çıkarları, ABD ve AB ile ilişkileri açısından çok yakından izlemesi gerektiğini belirtti.

Avrupa'da 2017'de yapılan seçim sonuçları incelendiğinde aşırı sağın yükselişinin kurumsallaştığının görüldüğüne değinen Bakan Ömer Çelik, bu durumun geçici ya da konjonktürel olmadığını söyledi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Bu, demokrat insanlar için, özgürlüklere inanan insanlar için, oradaki soydaşlarımız, Müslümanlar için, bütün akraba topluluklar için son derece tehlikeli bir gelişmedir." ifadesini kullandı.

Avrupa'da siyasetin parçalanması sonucu merkez sağ ve merkez solun zemin kaybettiğini vurgulayan Bakan Ömer Çelik, şu görüşlere yer verdi:

"Hollanda, Fransa ve Almanya seçimlerinde aşırı sağı temsil eden partiler, iktidara gelememiş olsalar da sistemin geleceğini belirleyecek ölçüde güçlenerek ikinci parti oldular. Avusturya'da ise koalisyon ortağı olma olasılığı vardır. Bu son derece tehlikeli bir tablodur. Maalesef bize İkinci Dünya Savaşı öncesi bir takım gelişmeleri hatırlatmaktadır."

Bakan Ömer Çelik, Brexit ve yeni ABD Yönetiminin AB'ye mesafeli tutumunun AB'yi yeni ittifak arayışlarına zorladığını aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Transatlantik ilişkilerde yaşanan kırılma, başta güvenlik olmak üzere AB’nin uluslararası sistemdeki rolünü yeniden tanımlamasını gerektirecektir. Burada, terörle mücadele ve düzensiz göç gibi konuların çözümünde Türkiye'nin vazgeçilmez bir ortak ve kilit bir ülke olduğunu ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla transatlantik ilişkilerdeki gevşeme ya da AB içindeki sarsılmalar Türkiye gibi güçlü bir ülkenin bir denge unsuru olarak ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur. Şu da net bir şekilde görülmüştür, terörle mücadeleden bahsedilecekse Türkiye dışında bir ortakları yoktur. Düzensiz göçün yönetilmesinde herhangi bir şekilde, Türkiye dışında bir kapasite koyabilecek bir ülke yakın coğrafyalarında yoktur. Bu, Türkiye'nin stratejik önemini artıracaktır. AB'nin Türkiye ile ilişkisinin yapısal olarak yakınlaşması gerektiğini, bir zorunluluk olarak yakınlaşması gerektiğini önümüze getirecektir."

Avrupa projesini ileriye taşımanın yolunun, Türkiye'nin AB üyeliğinden geçtiğine işaret eden AB Bakanı Ömer Çelik, AB'nin kendi içindeki varoluşsal krizlerin, AB'nin genişleme politikasının yerine daha çok komşuluk politikasına yönelmesine yol açtığına da dikkati çekti.

AB'nin, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi karşısında hem kurumsal olarak hem de söylem olarak yeterli desteği vermediğini ve bunun ilişkileri sarstığını vurgulayan AB Bakanı Ömer Çelik, şu görüşlere yer verdi:

"Burada Türkiye AB Bakanı olarak söylüyorum, bunu AB platformlarında da söylüyorum, yüzde yüz haklıdır. TBMM'de o gece her partiden milletvekilleri ölüme meydan okuyarak bu yüce meclise sahip çıkmışlardır. Ama Avrupa Parlamentosu Başkanı, Avrupa devleti ve 100 yıldır Avrupa demokrasisi olan Türkiye'de böyle bir darbe girişimi gerçekleştikten ancak üç dört ay sonra Türkiye'ye gelebilmiştir. Bu süre içinde de Avrupa Parlamentosu tarihe leke olarak geçecek çok kötü bir karar almıştır ve Türkiye ile müzakerelerin kesilmesi şeklinde bir yaklaşım ortaya koymuştur. Bu, tipik bir oryantalist yaklaşımdır."

AB ile yapılması öngörülen toplantılara ilişkin takvimi paylaşan Bakan Ömer Çelik, bu kapsamda 13 Haziran'da Türkiye-AB Siyasi Direktörler Seviyesindeki Siyasi Diyalog Toplantısı'nın, 25 Temmuz'da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da kendisiyle birlikte yer aldığı Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog Toplantısı'nın yapıldığını hatırlattı.

Bakan Ömer Çelik ayrıca, 20 Kasım’da Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu, 27 Kasım’da Yüksek Düzeyli Ulaştırma Diyaloğu, 28 Kasım’da Türkiye- AB 125. Ortaklık Komitesi, 7-8 Aralık’ta ise Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantılarının yapılmasının planlandığını söyledi.

Türkiye - AB ilişkilerinde, katılım müzakerelerinde 33 fasıldan bugüne kadar 16 faslın müzakereye açıldığını bir tanesinin geçici olarak kapatıldığını anımsatan AB Bakanı Ömer Çelik, Rumların tek taraflı olarak bloke ettiği 5 fasılda da Komisyon ile verimli bir işbirliği yapıldığını ve önemli ilerleme kaydedildiğini aktardı.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, özellikle, Türkiye-AB müzakere sürecinin omurgasını oluşturan 23. ile 24. fasılların açılmasının çok önemli olduğunu belirterek, AB'nin, Türkiye'yi eleştirdiği alanlarla ilgili fasılları açmamasının önemli bir çelişki olduğunu kaydetti.